Celal Erbaşı tanıyabilir miyiz?
1966 Gaziantep doğumluyum. Gazi Üniversitesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler mezunuyum. O yıllarda henüz İletişim fakülteleri yoktu. 1991 mezunuyum.1984 yılından itibaren zaten gazeteciliğe başlamıştım. 16 yıl boyunca gazetecilik yaptıktan sonra 2000 yılında Oyuncu ve Model ajanslığı işine başladım. 2004 yılında ki bir ekonomik kriz nedeniyle Türkiye’den ayrılarak iki yıl boyunca İspanya’da kaldım. Türkiye’ye döndükten sonra tekrar Reklam ve Ajans sektöründe çalışmaya devam ettim. Şu anda 2010 yılında kurduğumuz Faceincast ajans olarak devam ediyoruz.
Faceincast öncesinde neler yaptınız?
Daha önce Dikey ajans olarak çalışıyorduk. Fakat krizde kaybettik. Türkiyenin her yerinde çeşitli organizasyonlar, defileler ve tanıtım organizasyonları yaptım. İstiklal caddesinde Türkiye’de ilk kez iki ünlü mankeni Ebru Şallı ve Deniz Akkaya’yı ata bindirdim. Bu projeden sonra İstiklal caddesinde gerek dizi gerek kliplerde at kullanıldı. Bu tip çılgın projeler de yaptım.
Şu anki faaliyet alanlarınız neler?
Oyunculuğun dışında yapımcılık projelerimiz de var. Şu anda 3 tane demo projemiz var, çeşitli kanallarla görüşüyoruz. Anlaştığımız takdirde bu projeleri de hayata geçireceğiz.
Model ve Oyuncu bulmakta zorlanıyor musunuz?
Türkiye’de şöyle bir handikap var; yerli model kalmadı. Bunun nedeni ise bizim yerli modellerimiz biraz kaprisli bir yapıya sahip. Bu onlara iş değil kazanç kapılarını kapattı. Şuan Türkiye’de hazırlanan katalogların %80’ninde yabancı model kullanılıyor. Çünkü yabancı modeller kapristen uzak bir şekilde işlerine odaklanıyorlar. Bundan dolayı da fotoğrafçılar yabancı modellerle çalışmayı tercih ediyorlar.
Ancak erkekler için aynı şeyi söyleyemeyiz. Türkiye’de çok iyi erkek modeller var ve gerçekten işlerini düzgün yapıyorlar. Yerli modelle çalışırken bir bakıyorsunuz sevgilisi arıyor, sürtüşmeler yaşanıyor, modelin motivasyonu bozuluyor, böylelikle fotoğrafçı istediği fotoğraf karesini alamıyor ve bu nedenle çalışmak istemiyor. Bizim deyimimizle manken elbise askısıdır. Yani ürünü çıkıp en iyi şekilde gösterebilen kişi demektir. Fakat bu gençler tarafından farklı algılanıyor, hemen bir şöhret olma ünlü olma kaygısı içlerinde oluyor ve yanılgılara düşebiliyorlar. Mankenlik dünyanın her yerinde bir meslektir fakat burada ünlü olmak için bir araçmış gibi görülüyor.
Yine oyunculuk çok farklı bir şey mutlaka yetenekli ve eğitimli olması gerekmektedir. Sadece iyi rol yapmak oyunculuk değildir. Oyunculuk beraberinde yetenekleri de getirmelidir. Örneğin bir oyuncu çok iyi ata binebilmeli, yamaç paraşütü veya rafting gibi extreme sporları yapabilmeli, belki bir dağcılık eğitimi olmalıdır. En azından bir ya da iki yabancı dile sahip olması gerekir. Çünkü Türkiye yakın gelecekte Holywood’un bir çekim platosu haline gelecek. Türkiye’de sinema sektörü için çok bakir yerler bulunmakta ve yabancılar bunun takibini çok iyi yapıyorlar. Zaten örneklerini de görüyoruz. Devletinde bu konuda destekleri var. Dolayısıyla oyuncuların kendilerini her anlamda geliştirmeleri çok önemli bir yer tutuyor.
Model seçimlerinde nelere dikkat ediyorsunuz?
Model en az bayanlar için 1.75 boyun altında olmaması gerekiyor. Yine erkekler için 1.85 olarak söyleyebiliriz. Vücut ölçüleri çok rakamsal olmasa da orantılı ve düzgün olması gerekiyor. Bu işin ben çok güzelim çok iyi fotoğraf veririm düşüncesi olamaz. Çünkü modellik objektif karşısında ürünü en iyi gösteren podyumda en iyi yürüyen iyi bir modeldir.
Modeller’de daha çok kendini gösterme varmış gibi geliyor bana?
Evet maalesef burada, ben dişiyim, ben güzelim benim belim, bacaklarım çok güzel anlayışı var, bu şekilde kıyafeti ve ürünü değil de başka insanların gözünü boyayabiliyorlar.
Aslında burada medyanın da kabahati var gibi. Hep bu şekilde ön plana çıkartmıyorlar mı?
Evet kesinlikle katılıyorum. Bu yanılgı maalesef var Türkiye’de. Özellikle magazin insanların özel hayatlarına fazlaca giriyor. İnsanlar ilişkilerini çok detaylı anlatmamalı. Bir ünlü ile bu işe yeni girmiş bir model bir yerlere çıkıyor ve basına haber uçuruyorsa ben falancayla beraberim deyip kendisine bir reklam yapma gereği hissediyor. Türkiye’de tekstil sektörü de bu konuda çok bilinçli değil. Yeni yeni e-ticaret siteleri ile bilinçleniyor ve modelliğin yalnızca ürünü göstermesi gerektiğinin farkına varıyor.
Oyuncu seçimlerinde neler ön plana çıkıyor?
Bir kere oyuncunun yaşı tipi fiziği hiçbir zaman önemli değil. Yediden yetmişyediye herkes oyuncu olabilir. Özellikle ailelere seslenmek istiyorum çocuklarını bu işle bir şekilde buluşturmuşlarsa , mutlaka psikolojik destek alması gerekmektedir. Eğitimlerinden kopmamaları gerekiyor. Oyunculukta beceri, eğitim ve kişinin enerjisi çok önemlidir. Mutlaka bol bol kitap okumaları gerekir, genel kültürü yüksek olmalıdır. Her anlamda oyuncunun dolu olması gerekir.
Sektörün birazda zor yanlarından bahsedelim?
Zor yanı, bu işte insanlar maalesef setlerde heba ediliyor. Dışarıdan çok renkli gözüküyor fakat. Setlerde çalışma süreleri çok uzun olabiliyor. Bir sahnenin çekimi için defalarca tekrar yapılabiliyor. Bu anlamda ezberin önemi artıyor. Eskiden sufle veriliyor dublaj yapılıyordu fakat şuan da sesli çekiliyor. Dolayısıyla tekrar yaşanıyor. İleriki zamanda sektör daha fazla dijitalleşeceği için, çekim maliyetleri düşecek ve yapımcılar tarafından ortaya daha fazla iş çıkarılacak bu yüzden oyuncuların kendilerini son sürat yetiştirmesi gerekiyor.
Peki Sosyal Medya ile ajans olarak aranız nasıl?
Facebook sayfamız var yaklaşık 16 bin takipçimiz var. Sosyal medyanın bir zaruret değil geçerlilik olduğunu düşünüyorum. Çünkü artık gazete ve televizyonlarda İnternet’e girdi. İnsanlar İnternet’i avucunda taşıyor. Dolayısıyla büyük bir gereklilik. Sosyal medyayı en iyi şekilde kullanmak ve hedef kitlemize ulaşmak istiyoruz. Yine ben çeşitli Sosyal medya mecralarında oyunculuk ve modellik üzerine yazılar yazmak ve bilgi paylaşımı yapmak istiyorum. Bu piyasa işe çok aç bir piyasa. Sürekli yeni yüzler arıyoruz. Bu nedenle doğru insanlara Sosyal medya aracılığıyla ulaşmayı hedefliyoruz.
Çok eskiden beri sektörün içindesiniz, bu işe girdiğinizde sosyal ağları bırakın internet bile yoktu; o zamanlar cast seçimlerini nasıl yapıyordunuz?
O dönemde katalog yapıp fotoğrafları albüm oluşturuyorduk. Kadın oyuncular erkek oyuncular çocuk oyuncular. Yalnızca fotoğraflarını koyabiliyorduk. Artık sunumlarımızı bile internet üzerinden yapıyoruz. Oyuncularımız showreel’ları dahi kendi sitemizden sunabiliyoruz. Artık internet ve Sosyal medya bir gereklilik ve büyük bir ihtiyaç halini almış durumda. Her firma için bunu söyleyebilirim.
Eklemek istediğiniz şeyler var mı ?
Ben özellikle şunu vurgulamak istiyorum. Biz bir aileyiz. Faceincast ailesiyiz. Her yapımcı ile çalışmıyoruz. Çalışacağımız insanları araştırıyoruz. Nasıl ajans çoksa piyasada, yapımcıyız diye dolaşan insanlarda çok. İşin ciddiyeti çok önemli. Hiçbir çalışanın mağdur edilmemesine dikkat ediyoruz.. Bize katılan arkadaşlarımıza yeni yüzlere kendi bireyimiz gibi bakıyoruz. En iyi şekilde işlerini yapmalarını sağlamak için çalışıyoruz.
Güzel sohbeti ve samimiyeti için Celal Erbaş’a çok teşekkür ediyorum.
Sizlerde reklam, tanıtım ve televizyon sektöründe yer almak istiyorsanız Faceincast sizin için de güzel bir başlangıç olabilir.
Ne dersiniz?





















