Etiket » sosyal medya araçları

Seo Çalışmasında Sosyal Medyanın Önemi

14 Ağustos 2012

Ticaretle meşgul websitelerinin çoğunun ilk öğrendiği kelimedir SEO. Arama motoru optimizasyonu yaptırmak da ilk düşündükleri eylemdir. Beşiktaş Köyiçi’nde kendi halinde ufak bir ofisi bulunan “Beşiktaş Emlak” Google‘a “Beşiktaş ” veya “Emlak” yazınca ilk sayfada çıkmak ister… Hepimiz daha iyi yerlerde olmak istiyoruz ancak nerede olduğumuzu ve uzun vadede nerede olabileceğimizi iyi planlamamız gerekiyor. Daha önce defalarca anlattım: Kazanamayacağımız savaşlara girmek sadece bize zarar verir; zaman ve para kaybettirir. Daha lokal hedeflere yönelmek her zaman daha doğru bir sonuç getirir. Bu noktada “sosyal medya” araçlarını verimli kullanmanın SEO üzerindeki etkisinden bahsetmem gerekiyor…

Twitter, Facebook, Pinterest, Google+ ve daha onlarca platform doğru kullanılırsa firmalar için olumlu sonuçlar doğurur ve bu sonuçlar doğrudan site trafiğini etkiler. Organik trafik artışı da arama motorlarında hızla yükselmenizi sağlar. Günümüzde sosyal medya araçlarının doğru kullanımı ile ilgili kesin bir açıklama ne yazık ki yoktur. Sosyal medya uzmanı arkadaşlarımızın farklı görüşlerine yer verip konuyu enine boyuna tartışabiliriz ancak yine de “budur” diyebileceğimiz bir tanım yapamayız. Bu nedenle ben size kendi doğrularınızı bulmanızı tavsiye edeceğim ve bunu yaparken dikkat edeceğiniz hususlara değineceğim…

Facebook ve Twitter

Firmanızın sosyal medya platformlarında temsil edilebilmesi için profesyonel bir ekiple çalışmanızda fayda var. Artık başarıyla bu işi yapan tonla ajans var. Ancak sizin sektörünüzü veya sektördeki konumunuzu bilmeyen bir kurum size tam anlamıyla hizmet veremez. Bu noktada ya çok iyi bir brifing verip ajansı doğru yönlendirmeniz ya da bu hizmeti “outsource” olarak almak yerine kendi bünyenizde bir sosyal medya uzmanı çalıştırmanız gerekmektedir. Kurumsallaşmamış bir firma için satış yapmayan herhangi bir departmana bütçe ayırmak kabus gibidir(Ah küçük işletmeler ah!). Bu nedenle ben sosyal medya faaliyetlerinizi şirkette boş zamanlarında Facebook‘a giren sekreter ablaya havale ettiğinizi düşünerek bir senaryo oluşturacağım…

Öncelikle firmanızın kurumsal Facebook ve Twitter (diğer araçları da kullanmak tabii ki olumlu etki yapacaktır) hesabı bulunmak zorunda. Sakın ola kişisel hesabınızı “Beşiktaş Emlak-Ahmet Balcı” şeklinde düzenlemeye çalışmayın. Tamam kurumsal bir yapı kurmamışsınız ancak kimse böyle gayri ciddi bir oluşumun bir parçası olmak istemez! Ayrıca siyasi fikirlerinizi içeren tweet’lerinizin yanında firmanızla alakalı tweet’leriniz de hiç şık durmayacaktır. Bu nedenle şahsınızdan ayrı bağımsız hesaplar açmalısınız…

Takipçi Sayınızı Arttırın!

Durun! Bu bilgiyi öğrenir öğrenmez takipçi satılan forumlara girip 15.000 takipçi satın almaya kalkışmayın. Hayatta her şeyin organik olanı makbuldür. Sektörünüzün lider firmasının el emeği göz nuruyla yaptığı 3.000 takipçisi varken sizin iki günde edindiğiniz 15.000 takipçi hiç de gerçekçi bulunmayacaktır. Hatta firmanızın itibarını bile zedeleyebilirsiniz. Sosyal medyada var olabilmek için anahtar kelime: İçerik üretmek! Kampanya olur, indirim olur, hediye olur, çapraz satış olur, bilgilendirme olur, blog olur… Organik yolları bulup onları geliştirmeniz gerekiyor. Yaratıcı olun! Yaratıcı olan insanları işe alın! Emeğe para ödeyin, üçkağıta değil…

Takipçi sayınızı etik yollardan nasıl arttırabileceğinizi sorguluyorsanız yazarlarımızdan Salih Seçkin Sevinç‘in yazılarını dikkatle okumanızı tavsiye ederim.

Orijinal İçerikler Paylaşın!

Ticaret asla yalnızca ticaret değildir. Hizmet kısmını gözardı ederseniz çok üzülürsünüz. O nedenle sadece ürün arzı sağlamak yerine sektörünüzle ilgili bilgiler paylaşın. Orijinal videolar, haberler bulun. Gerekirse bu içerikleri siz yaratın. Paylaştığınız linke tıklanmasını sağlamak için ilgi çekecek anahtar kelimeler bulun ve merak hissi uyandıracak başlıklar yazın… Gündemdeki konuların trafik etkisini kullanmak dozajında yapılırsa gayet etik bir stratejidir. Ülke gündemine gönderme yapan başlıklar seçerek trafiğinizi arttırabilirsiniz. Burada dikkat edilecek konu yayınlanan içeriğin ziyaretçiyi sitede tutma gücüdür. (Örn: Geçtiğimiz günlerde Suriye ile yaşadığımız siyasi problemler revaçta iken atılmış ucuz haber sitesi tweet’i: Ve Suriye sınırlarımıza girdi! Habere tıklandığında Suriye topraklarında çıkan bir yangının dumanlarının sınır kapımıza ulaştığı yazıyor!) Bu tarz haberler hemen çıkma oranını yükseltir ve aslında trafiğe olumsuz etki yapar…

SEO çalışmalarının temeli her zaman dürüstlük esasına dayanmalı ve etik bir strateji etrafında kurgulanmalıdır. Aksi takdirde arama motorları tarafından cezalandırılırsınız.

Özetleyecek olursak;

Facebook ve Twitter’da firma adına açılacak bağımsız bir hesap olmalı,

Profesyonel bir ajans tarafından yönetilmeli,

Hizmet prensibi unutulmamalı,

Orijinal içerik ve paylaşımlarla desteklenmeli,

Site trafiğini ve sitede kalma oranını arttırmaya yönelik paylaşımlar yapılmalıdır…


İTÜ Arı Çekirdek Projesi

20 Nisan 2012

Değerli “Sosyal Medya Nedir?” bloğu okurları. Bu platformda yazı ve röportajlarımla Sivil Toplum Örgütlerine ve yaşamımıza katkıda bulunacak yeni  projelerin Sosyal Medya çalışmalarına ve stratejilerine yer vermeyi hedeflediğimi artık biliyorsunuz.

Bu kez İTÜ ARI Teknokent İş Geliştirme Müdürü ve ARI Çekirdek adlı projenin yöneticisi olan ve Sn.Arzu Eryılmaz ile ARI ÇEKİRDEK lansmanı ve devamında KAMP sürecinin Sosyal Medya ayağının nasıl oluşturulduğunu anlamak ve anlatmak için birlikteyiz.

T.K.: Arzu hanım; ARI Çekirdek nedir?

A.E.: İstanbul Teknik Üniversitesi ve ARI Teknokent olarak; aslında zaten bünyemizde küçük ölçekliden tutun, dev ölçeğe kadar pek çok girişimci firmayı bulunduruyor ve Türkiye’deki Girişimcilik destek ekosisteminin öncüleri arasında yer alıyoruz. ARI Çekirdek projemizle ise erken aşama girişimciliğe eksiksiz bir ön-kuluçka modeli ile destek olmayı hedefliyoruz.

“ARI Çekirdek”e katılma hakkı kazanan girişimcilere öncelikle, ARI 3 binasında projeye özel olarak kurulan “Çekirdek MERKEZ” çatısı altında araştırmalarını yapabilecekleri laboratuar, ofis ve bilgisayar gibi fiziksel olanaklar sunuyoruz. Fikirden projeye giden süreçte “Çekirdek KAMP” aracılığıyla; genç girişimcilere, kimi zaman başarılı birer mühendis, kimi zaman ise yetenekli birer iş adamı olmayı öğretmek amacıyla eğitim, öğrenim, danışmanlık ve koçluk imkânları sağlıyor elimizden gelen her türlü desteği vermeye çalışıyoruz. Projelerini hayata geçirebilmek için genç girişimcilerin ihtiyacı olan finansal destekler ise, hem jürilerin hem de yatırımcıların hazır bulunduğu “Çekirdek YARIŞMA” aracılığıyla sahiplerini bulacak. “Çekirdek YARIŞMA” kapsamında; Elginkan Vakfı Teknoloji Ödülü olarak belirlenen 100.000 TL, 2.’lik ödülü olan 50.000 TL, TÜBİSAD Ödülü olan 25.000 TL, Akademi Ödülü olan 10.000 TL, ARI Teknokent’te 1 yıl ücretsiz ofis imkânı ve daha birçok sürpriz başarılı girişimcilere verilecek.

T.K.: ARI Çekirdek projesinin Sosyal Medyada gördüğü ilgi ne düzeyde?

A.E.: Çekirdek facebook sayfamız açıldığı hafta 750 kişi tarafından beğenildi. Doğrusu İstanbul Kalkınma Ajansı destekli bir proje olarak son derece sıkışık bir takvimle ilerlerken ve hakkıyla bir tanıtım faaliyeti bile yürütemediğimizi düşünürken anında 750 takipçi görmek bizi hayli şaşırtmıştı. Geldiğimiz gün itibariyle takipçilerimizin sayısı 4000 kişiye ulaşmak üzere… İşte sosyal medyanın gücü de burada ortaya çıkıyor: eğer gerçekten içeriği dolu bir proje varsa ortada, sosyal medya bunun hakkını veriyor!

Ayrıca bilindiği gibi facebookta sayfanızı “beğenenler” dışında, bir de “hakkınızda konuşanlar” kısmı var. ARI Çekirdek hakkında konuşanların takipçilerimize oranı ise çok daha yüksek. Bu da projemizi sosyal medya aracılığıyla hedef kitle ve çevresine ulaştırabildiğimizin önemli bir göstergesi bize göre…

T.K.: Sosyal Medya üzerinden iletişim kurmak amacı ile hangi kanalları kullanıyorsunuz?

A.E.: Sosyal Medya’da özellikle facebook ve twitter’ı kullanıyoruz. Elbette bu mecralar ARI Çekirdek’in hedef kitlesinin yoğunlukla kullandığı mecralar oluyor… Biz de bu mecralar aracılığıyla bilinirliğimizi artırmayı planladık. ARI Çekirdek’e lisans 3. sınıftan başlamak üzere tüm üniversite öğrencileri ve 40 yaşını doldurmamış üniversite mezunları başvurabiliyor. Lansman stratejilerimiz arasında da yine dijital medyaya büyük ağırlık verdik. Öğrenci grupları ve ilgili yahoo gruplarına e-mailing ile eriştik. Üniversite raketlerinde de lanse ettiğimiz projemizi e-mail yolu ile geniş kitlelere ulaştırma şansına sahibiz, artık çağ dijital teknoloji çağı. Yaşadığımız çağın önemli gerekliliklerinden biri olan ”sanal ortam” her tür bilgiye telefonumuzdan ya da bilgisayarımızdan ulaşabilmemizi olanaklı hale getiriyor. Artık facebook yada twitter hesabı olmayan kalmadı.

T.K: Sosyal Medya stratejiniz neleri hedefliyor?

A.E.: Sosyal medyada hedefimiz yalnızca Çekirdek projeyi tanıtmak değil, takipçilere ve girişimcilerimize sayfamızda paylaştığımız bilgiler ışığında eğitim vermek; girişimcilik, inovasyon, ar-ge, teknoloji vb. konularda bilgilerini tazelemek ve yeni ufuklar açabilmek. Sosyal medya stratejimiz her zaman şeffaflıktan yana olmaktan geçiyor. Teknoloji, inovasyon, girişimcilik atölyesi olarak da tanımladığımız Çekirdek projemizin mutfağında neler olup bittiğini paylaşmak bizler için önemli.

Bu vesileyle duyuralım; önümüzdeki günlerde Facebook sayfamızı beğenen 4000. kişiye bir hediye vereceğiz ve bunu her 1000. kişide tekrarlamayı planlıyoruz.

Ayrıca Çekirdek YARIŞMA kapsamında; Elginkan Vakfı Teknoloji Ödülü olarak belirlenen 100.000 TL, 2.’lik ödülü olan 50.000 TL, 3.’lük ödülü olan 25.000 TL, Akademi Özel Ödülü olan 10.000 TL, ARI Teknokent’te 1 yıl ücretsiz ofis imkânı ve daha birçok sürpriz başarılı girişimcileri bekliyor… Bu ödüller de alındığı zaman olabildiğince şeffaf bir şekilde yine sosyal mecraları kullanarak duyuru ve paylaşımda bulunacağız.

T.K.: Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları projeyi Sosyal Medya üzerinden takip ediyor mu? Yurtiçi ve dışından size ulaşan destek talepleri hangi düzeyde?

A.E.: ARI Çekirdek projemiz global bir proje, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları dünyanın her yerinden bizi takip ediyor. Avrupa’dan ve Amerika’dan da başvurular var. Önemli amaçlarımızdan biri de tersine beyin göçünü sağlamak.

Bu vesileyle başvuru ile ilgili biraz bilgi vermek gerekirse; projemiz kapsamında 500 online başvuru, 115 ıslak imzalı başvuru aldık. Jüri üyelerimizin ön puanlamaları ile 36 proje, puan barajını geçti ve Jürilerimize yüz yüze sunum yapma hakkına sahip oldu. Söz konusu Jüri Sunum gününü takiben yine Jürilerimizin kararı ile 17 proje ARI Çekirdek ekosisteminde desteklenmeye hak kazandı. 17 proje sahibi 44 girişimci şu anda eğitim ve danışmanlık hizmetleri alıyor; prototiplerini geliştiriyor… Temmuz’da gerçekleşecek final etkinliğinde jürilere ve yatırımcılara projelerini sunmaya hazırlanıyor. Ve elbette kamuya da açık olacak bu etkinliği yine sosyal medyadan duyurmayı planlıyoruz.

T.K.: Toplumsal sosyal sorumluluk projesi olarak hayat bulan “ARI Çekirdek”e katılım döneminin sona erdiğini ve Mart – Nisan – Mayıs ayları içerisinde sürecek olan kamp döneminin başladığını biliyoruz. Bu dönem sonunda ortaya çıkacak proje ve girişimcilerin Sosyal Medya kanalları üzerinden tanıtılması düşünülüyor mu? Neler planlıyorsunuz?

A.E.: Mayıs sonuna doğru genç girişimci ekiplerimize kimi zaman başarılı birer mühendis kimi zamansa yetenekli birer iş adamı olmayı öğreten eğitim programımızın (Kamp Dönemi) da sonuna gelmiş olacağız. Nisan ayının ortasına geldiğimiz şu günlerde 17 girişimci ekibimizin facebook’taki tanıtımını tek tek yapmaya başlıyoruz. Tanıttığımız 44 girişimci, aynı zamanda ARI Çekirdek’ in de ilk başarı hikayelerini temsil ediyor. Amacımız hem bu başarılı girişimcileri iş hayatına tanıtmak hem de bir sonraki Çekirdeğin girişimci adaylarına motivasyon sağlamak.

Yani evet, girişimcilerimizi hem Kamp süreci içerisindeyken, hem de sonrasında şirketleştikleri dönemde bile desteklemeyi ve sosyal medya aracılığıyla kamuya tanıtmayı arzu ediyoruz.

T.K.: ARI Teknokent Genel Müdürü Nazire Peker Hanım daha önce İTÜ ARI Teknokent’in zaten doğal bir ekosistem olduğunu ve girişimcilere tüm networking olanaklarını da açacaklarını ifade etmişti. “Sosyal Medya ve Sivil Toplum” bloğu ve “Sosyal Medya Nedir?” ailesi olarak biz bunun Sosyal Medya alanında ciddi bir öncülük ile başarılabileceğine inanıyoruz.

Sosyal Medya kanallarınıza girişimci ve yatırımcıların daha fazla ilgi göstermesi için ileriye dönük ne gibi hamleler planlıyorsunuz?

A.E.: Tabi ki ARI Çekirdek projesinin büyümesi, bilinirliğinin artması ve güçlenmesi için sosyal medyadan azami miktarda faydalanmayı amaçlıyoruz. Ancak inanıyoruz ki bu ilk projemizde yer alan 17 girişimcimizin ulaştığı başarılar, ARI Çekirdek’i de gerek sosyal medyada gerekse tüm diğer mecralarda doğal bir tanınma ve büyüme sürecine ulaştıracak. Onlar kazandıkça, başardıkça; ARI Çekirdek de kazanacak…

Diğer taraftan girişimci ekiplerimizde sosyal medya dehaları mevcut. Onların da yaratıcı fikirleri ve destekleri ile sosyal medyada gerek sivil toplum gerekse yatırımcılar için özel projeler geliştirme yolundayız. Bu projeler, zaman içerisinde yavaş yavaş hayata geçecekler. Tanıtım filmi, video, viral gibi çalışmalarımız sürüyor; sosyal medyada biraz da ARI Çekirdek’in ve girişimcilerinin hikâyelerini anlatarak ilgiyi toplamayı planlıyoruz.

Yatırımcılar ile girişimcilerin buluştuğu “ARI Çekirdek” projesinin bu alanda öncü bir Sosyal Medya Markası haline gelmesi çok önemli.

T.K.: İTÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin, İTÜ ve ARI Teknokent’in bu projede ilk yıl yatırım maliyetinin 2 milyon liraya ulaştığını ve bu maliyetin üniversite mezunlarının girişimciliği bir kariyer olarak seçebilmeleri ve dolayısıyla ulusal kalkınmaya katkıda bulunabilmeleri adına mutlaka yapılması gereken bir yatırım olduğunu belirtmişti. Biz bundan “ARI Çekirdek” yatırımının ileride daha büyük başarıları hedeflediğini çıkardık.

Sizce bu ilk dönem aslında projenin devamlılığı açısından ileride ihtiyaç duyacağı halka ilişkiler, yayıncılık ve diğer tanıtım faaliyetlerine destek verecek girişimcileri ve destekçileri ortaya çıkaracak mı?

A.E.: Elimize ulaşan yüksek adetteki başvuruların arasından, başarı oranı çok yüksek olabilecek girişimcileri seçmeyi başardığımızı düşünüyoruz. Her bir seçilen proje bizi heyecanlandırıyor ve başarıya ulaşması da bizi gururlandıracak. Girişimci ekiplerimiz sadece birinci, ikinci ve üçüncüsüyle değil 17si beraber ARI Çekirdek projesinin başarısını temsil edecekler. Ve başarıları yeni girişimcilerin ve yatırımcıların destek ve katılımlarını tetikleyecek.

İTÜ ve ARI Teknokent’in hayata geçirmek için ilk adımı attığı ARI Çekirdek projesi zaten şu anda, Elginkan Vakfı, İstanbul Kalkınma Ajansı, TTGV, TÜBİSAD gibi, birbirinden değerli ve gönüllü paydaşlar tarafından destekleniyor. Her geçen gün İTÜ ve ARI Teknokent olarak tam bir sosyal sorumluluk olarak hayata geçirdiğimiz ARI Çekirdek’e destek olmak isteyen yeni kurum ve kuruluşlar kendi arzuları ile bu ekosistemin destekçisi haline geliyorlar..

Dolayısıyla biz özünde doğru bir mekanizma kurduğumuzu ve maliyeti ne olursa olsun anlamlı bir adım attığımızı biliyoruz. Geriye ekosistemin kendi başarısını kanıtlaması için belli bir zamanın geçmesini ve elimizden gelen her şeyi yapmak kalıyor… Her geçen yıl katılacak girişimciler de destekçiler de doğal olarak artacaktır.

Değerli cevaplarınız için çok teşekkür ederiz.

Okuyucularımıza faydalı olması açısından bazı notları paylaşmak istedik.

ARI ÇEKİRDEK İLETİŞİM BİLGİLERİ:

Ayrıntılı bilgi için: www.aricekirdek.com.tr
Telefon: 0212 290 38 40
Mail: info@aricekirdek.com.tr
Facebook: www.facebook.com/aricekirdek
Twitter: www.twitter.com/aricekirdek


10 Bedava Sosyal Medya Takip Aracı

10 Kasım 2011

Takipçi Gadget

Takip etmeyi de severiz edilmeyi de. Söz konusu sosyal medya olunca hakkımızda ne konuşuluyor düşüncesi tavan yapıyor. Bu hususta internette ve çeşitli basılı kaynaklarda derlenmiş onlarca yazı var. Her geçen gün ortaya çıkan yeni sosyal medya siteleri şekere benzeyen logoları ile bizleri cezbederken, bir o kadar servis de bunların derlenmesi, toparlanması ve raporlanması için internette yerini alıyor.

Lafı uzatmadan; işte size en ilkel yöntemlerle (manuel) arama yapabileceğiniz 10 sosyal medya takip aracı . Fazlasına ihtiyacınız yok emin olun!

Ana Arterler

1. Google – Herşey google’lanır. Google’ı kullanın! Google servisleri arasında Youtube.com‘da ayrıca arama yapmayı unutmayın. Ha bir de Google Blog Search içerisinde de aratın. Belki ekstra birşeylere rastlarsınız.

2. Facebook Search – Kısaca Bing search ;)

3. Twitter Search – Pazarlama dünyasının yıllardır bir araya getirmeye çalıştığı 4P’nin gerçek manasıyla bir arada olduğu yerdir. Twitter Search bütün takip araçları içerisinde en sevdiğim. İlham verici.

4. Fourwhere – Lokasyon bazlı servislerde bırakılan yorumları tarıyor. Foursquare, Yelp, Gowalla ve Google Map API’sini kullanarak bu servislerin içerisinde arama yapabiliyorsunuz.

Yancılar

5. Ekşisözlük – Hayatımızda önemli bir yeri var; kimse inkar etmesin.

6. Youropenbook – Facebook updateleri içerisinde arama yapıyorsunuz. Eğlence amacı ile kurulmuş belli ama işe yarıyor.

7. Blogpulse – Kayıtlı bloglar içerisinde kelime, url veya başlık olarak arama yapabilirsiniz.

8. Whostalking – Tıkır tıkır listeliyor. Arayüzüne de hastayım.

9. FriendFeedSearch – Facebook satın aldı, Türkiye’de hala popüler. Herkes sosyal hesaplarını buraya bağladı. Otomatiğe bağlanmış sosyal medya mecrası. Aratın; pişman olmayacaksınız.

10. Social Mention – Valla ne var ne yok diziyor.

İşte bu kadar… Nasıl? Temiz oldu değil mi? Daha fazlasını istiyorsanız, paralı servislere yönelin. İyi takipler dilerim.


Tüm Servisler için Beynelmilel Kurallar Oluşturun – Bu Olursa Şu Olsun IFTTT.com

10 Kasım 2011

iftt

Akıllı girişimci kardeşlerimizden yine harikulade bir servis: if this then that  http://ifttt.com . Kısaca, falanca serviste şu olay gerçekleşirse, diğer serviste bunu yap.

Bu ne işime yarar derseniz, aklıma gelen ve “ben olsam hangi kuralları oluştururdum” dediğim bir kaç örnekle sizi bilgilendireyim.

  • Yarın hava yağışlı olacaksa bana e-posta ile gönder.
  • Instagrama yeni foto post edersem, drop boxuma kaydet.
  • Facebookta beni etiketledikleri bir foto olursa, fotoyu dropboxuma kaydet.
  • Borsa düşecek olursa bana mail gönder.
  • Çok güzel yazı yazan falanca arkadaşım tumblr a bir şey enty girerse (bir rss de değişiklik olursa) twitterımdan duyur.

Doğrusunu söylemek gerekirse bu benim pek de kullanmayacağım bir servis -henüz. Ancak yeterli bulanları ve şimdiden harekete geçenleri tebrik ediyorum.


Facebook ‘a Patronumdan Gizli Nasıl Girerim? HardlyWork.in ve Bir Kaç Önlem

03 Eylül 2011

“Kurumsal” şirketler facebook, hotmail, msn ve benzeri beynelminel “vakit çalan” servisleri daha sizin bilgisayarınıza ulaşmadan, suyun başına oturttukları IT elemanlarına verdikleri talimatlarla ve firewall marifetiyle engellemekteler. Bunu bir çoğumuz tecrübe ettik. Daha küçük olan şirketler ise önce “nush” ile, yemezse “tekdir” ile, personellerini bu gibi sitelerden uzak tutmaya çalışırlar. Girmekte ısrar edenlerden olsanız da, sizi kovduracak kadar büyük bir etki yaratmanız pek mümkün değildir. Yine de, ayda bir isteyeceğiniz öğlen öncesi izinlerini  veya yılda bir isteyeceğiniz avansı alamamanıza neden olabilir.

Ne yalan söyliyim, dijital mecra işi yapmasaydım ben de istemezdim mesai arkadaşlarımın facebookta takılmasını veya günün bir kısmını sörfe ayırmasını.

Patron tembihi ile Facebook yasaklı bir şirketin, Excel kullanması gereken bir çalışanıysanız, sizin için tasarlanmış olan HardlyWork.in ‘e merhaba deyin. Haber kaynağınızı bir excel tablosu şeklinde görmek, durum güncellemesi yapmak, bişiler paylaşmak, belirli bir profile göz atmak ve dahası HardlyWork.in ile mümkün. Hem de başlık adını değiştirebildiğiniz bir Excel tablosu görünümünde. “Space/Boşluk” tuşuna basarak ekrandaki facebook metinlerini anında satış verilerinin olduğu bir tabloya dönüştürüyor. Biraz geliştirilmeye ihtiyacı var elbette, ancak şimdilik pek uyanık olmayan patronlardan/ mesai arkadaşlarından gizlenmeye yetebilir.

Yine de dikkat edilmesi gerekenler:

  • Patronunuzu facebook arkadaşınız olarak ekleme gafletinde bulunduysanız, mesai içinde yapacağınız hareketleri görecektir. “Valla ben beğenmedim, kardeşim giriyor benim şifremle” demek bu andan sonra sizi kurtarmayacaktır. Bildirimlerinizi, beğenilerinizi..vs görmeyeceği şekilde, onu men edecek bir gizlilik ayarı yapabilirsiniz. Gözetici ve kontrolcü bir patron diğer mesai arkadaşınızdan (muhtemelen kendisine yakın olan bir tane, belki de “onur kolu” denen vazifede olanından) “şu arkadaşın profiline bir bakalım mı bişiyi merak ettim” ricasında bulunabilecektir. Siz siz olun patronunuzu eklemeyin, iş arkadaşlarınızı da! Onlar için Linkedin’i kullanın veya tüm iş arkadaşlarınızda patronunuzunki ile aynı gizlilik ayarlarını kullanın.
  • Excel 2007 veya daha yeni bir versiyon kullanıyorsanız unutmayın HardlyWork.in 2003 versiyonunun arayüzüne sahip.
  • Tam ekran moduna geçmeyi (F11) unutmayın.
  • Patronunuz her ne kadar bir firewall kullanımıyor olsa da, web trafiği loglarına bakmayacağı anlamına gelmez. En basit router bile bunları loglayabilir. Kim nerelere giriyor, çok net görebilir. SSL kullanmadan yapılan google aramalarını bile! Yani boş bulunup da “kesinlikle girmem, gireni de tasvib etmem” demeyin. O da içinden “açtırma kutuyu, söyletme kötüyü” demesin. İtibarınızı, ofiste işle ilgili konuların dışında konuşmayarak her zaman yüksekte tutabilirsiniz.
  • Fevkalade gizli aramlar yapmak için: https://encrypted.google.com kullanabilirsiniz. Ama unutmayın ki, arama kelimeleriniz görünmese de gizli arama yaptığınız bilinebilir.

Yazıma, tam da konumuzla alakalı çok beğendiğim bir Playboy reklamı ile son vermek istiyorum.

YouTube Preview Image

Hayırlı işleriniz olsun.

 


Kısaca Sosyal Medya…

25 Ağustos 2011


İnsan hayatını, internet teknolojisi yardımıyla; kelime, ses, video, resimler ile kapsayan genel kalıp bir kavramdır. Sosyal Medya bir nevi; 2 arkadaşın cafe de oturup konuşmak yerine, online alanda konuşmalarıdır.

Bu konuşmalar bir çok yolla gerçekleşiyor;

1-Bloglar
2-Mikro Bloglar
3-Online Chat
4-RSS
5-Sosyal Ağlar
6-Sosyal İmleme Siteleri
7-Forumlar
8-Podcastler
9-Video Paylaşım Siteleri
10-Fotoğraf Paylaşım Siteleri
11-Sanal Dünyalar ve
12- Wikiler tarafıdan desteklenmektedir.

Bunların hepsine teker teker değinmek gerekecek, her birinin önemi hiç şüphesiz yadsınamaz.