Etiket » sosyal medya nedir

Sosyal Medya Nedir (SMN) 1 Yaşında!

10 Ağustos 2012

sosyalmedyanedir-bir-yasinda

Evet, tam bir yıl oldu. Sosyalmedyanedir.net 1 yaşında. “Vaktinizi almayacak bir sosyal medya portalıdır.” mottosu ile yola çıktığımız sitemizde, bugüne kadar yüzlerce yazı ile gerçekten vaktinizi fazla almamayı hedefledik. Bilgi bombardımanlarının içerisinde boğulduğumuz şu günlerde, fazla nazın aşık usandırması gibi, fazla yazının da okuyanı usandırdığını biliyoruz. Bu yüzden bu bir yıl içerisinde Sosyal Medya Nedir‘i bile (SMN) olarak anar olduk.

Basit ve fazla kalabalık olamayan bir arayüzde ve eğlenceli bir şekilde kurguladığımız SMN’yi, benzerlerinden farklı bir yere konumlandırmayı hedeflemiştik. Ancak esas süreci içeriği oluşturan yazarlar belirleyecekti. Hepsi de bu işi çok iyi kıvırdılar ve keyifli, rahat okunan bir sitenin içerik geliştiricileri oldular. Bu yüzden SMN’yi de en az sosyal medyanın kendisi kadar seviyoruz.

Bugüne kadar güncel teknoloji haberlerinden, yeni girişimlere, mobilden, eğitim ve sektörel makalelere uzanan geniş bir yelpazede yazılar ürettik. Bundan sonrası içinde benzer yolda ilerleyeceğimizi söyleyebiliriz. Yine vaktinizi almayacağız. Sıkıcı olmayacağız.

Bu bebeği daha ne kadar büyütürüz bilmiyoruz ama şu bir gerçek; internet yayıncılığı kollektif bir iş ve bütün yazarlarımız (az ya da çok) yazılar yazarak bu sitenin gelişimine önemli katkıda bulundular. Üstelik bunların hepsi de gönüllü katkılar oldu. Hepsine canı gönülden teşekkürlerimi iletiyorum.

Herhalde SMN‘nin yazı yazana katkısı, okuyana katkısına göre daha büyüktür. Bu yüzden “Ben de yazarım abi!” diyenlere kapımız sonuna kadar açık. Bana bir e-mail (salih-et-dahabaska-nokta-com)göndermeniz yeterli. İçindeki yazı yazma ateşini söndüremeyen, söyleyecek sözü olan buyursun gelsin.

Yeni yaşın hayırlı olsun SMN!


İTÜ Arı Çekirdek Projesi

20 Nisan 2012

Değerli “Sosyal Medya Nedir?” bloğu okurları. Bu platformda yazı ve röportajlarımla Sivil Toplum Örgütlerine ve yaşamımıza katkıda bulunacak yeni  projelerin Sosyal Medya çalışmalarına ve stratejilerine yer vermeyi hedeflediğimi artık biliyorsunuz.

Bu kez İTÜ ARI Teknokent İş Geliştirme Müdürü ve ARI Çekirdek adlı projenin yöneticisi olan ve Sn.Arzu Eryılmaz ile ARI ÇEKİRDEK lansmanı ve devamında KAMP sürecinin Sosyal Medya ayağının nasıl oluşturulduğunu anlamak ve anlatmak için birlikteyiz.

T.K.: Arzu hanım; ARI Çekirdek nedir?

A.E.: İstanbul Teknik Üniversitesi ve ARI Teknokent olarak; aslında zaten bünyemizde küçük ölçekliden tutun, dev ölçeğe kadar pek çok girişimci firmayı bulunduruyor ve Türkiye’deki Girişimcilik destek ekosisteminin öncüleri arasında yer alıyoruz. ARI Çekirdek projemizle ise erken aşama girişimciliğe eksiksiz bir ön-kuluçka modeli ile destek olmayı hedefliyoruz.

“ARI Çekirdek”e katılma hakkı kazanan girişimcilere öncelikle, ARI 3 binasında projeye özel olarak kurulan “Çekirdek MERKEZ” çatısı altında araştırmalarını yapabilecekleri laboratuar, ofis ve bilgisayar gibi fiziksel olanaklar sunuyoruz. Fikirden projeye giden süreçte “Çekirdek KAMP” aracılığıyla; genç girişimcilere, kimi zaman başarılı birer mühendis, kimi zaman ise yetenekli birer iş adamı olmayı öğretmek amacıyla eğitim, öğrenim, danışmanlık ve koçluk imkânları sağlıyor elimizden gelen her türlü desteği vermeye çalışıyoruz. Projelerini hayata geçirebilmek için genç girişimcilerin ihtiyacı olan finansal destekler ise, hem jürilerin hem de yatırımcıların hazır bulunduğu “Çekirdek YARIŞMA” aracılığıyla sahiplerini bulacak. “Çekirdek YARIŞMA” kapsamında; Elginkan Vakfı Teknoloji Ödülü olarak belirlenen 100.000 TL, 2.’lik ödülü olan 50.000 TL, TÜBİSAD Ödülü olan 25.000 TL, Akademi Ödülü olan 10.000 TL, ARI Teknokent’te 1 yıl ücretsiz ofis imkânı ve daha birçok sürpriz başarılı girişimcilere verilecek.

T.K.: ARI Çekirdek projesinin Sosyal Medyada gördüğü ilgi ne düzeyde?

A.E.: Çekirdek facebook sayfamız açıldığı hafta 750 kişi tarafından beğenildi. Doğrusu İstanbul Kalkınma Ajansı destekli bir proje olarak son derece sıkışık bir takvimle ilerlerken ve hakkıyla bir tanıtım faaliyeti bile yürütemediğimizi düşünürken anında 750 takipçi görmek bizi hayli şaşırtmıştı. Geldiğimiz gün itibariyle takipçilerimizin sayısı 4000 kişiye ulaşmak üzere… İşte sosyal medyanın gücü de burada ortaya çıkıyor: eğer gerçekten içeriği dolu bir proje varsa ortada, sosyal medya bunun hakkını veriyor!

Ayrıca bilindiği gibi facebookta sayfanızı “beğenenler” dışında, bir de “hakkınızda konuşanlar” kısmı var. ARI Çekirdek hakkında konuşanların takipçilerimize oranı ise çok daha yüksek. Bu da projemizi sosyal medya aracılığıyla hedef kitle ve çevresine ulaştırabildiğimizin önemli bir göstergesi bize göre…

T.K.: Sosyal Medya üzerinden iletişim kurmak amacı ile hangi kanalları kullanıyorsunuz?

A.E.: Sosyal Medya’da özellikle facebook ve twitter’ı kullanıyoruz. Elbette bu mecralar ARI Çekirdek’in hedef kitlesinin yoğunlukla kullandığı mecralar oluyor… Biz de bu mecralar aracılığıyla bilinirliğimizi artırmayı planladık. ARI Çekirdek’e lisans 3. sınıftan başlamak üzere tüm üniversite öğrencileri ve 40 yaşını doldurmamış üniversite mezunları başvurabiliyor. Lansman stratejilerimiz arasında da yine dijital medyaya büyük ağırlık verdik. Öğrenci grupları ve ilgili yahoo gruplarına e-mailing ile eriştik. Üniversite raketlerinde de lanse ettiğimiz projemizi e-mail yolu ile geniş kitlelere ulaştırma şansına sahibiz, artık çağ dijital teknoloji çağı. Yaşadığımız çağın önemli gerekliliklerinden biri olan ”sanal ortam” her tür bilgiye telefonumuzdan ya da bilgisayarımızdan ulaşabilmemizi olanaklı hale getiriyor. Artık facebook yada twitter hesabı olmayan kalmadı.

T.K: Sosyal Medya stratejiniz neleri hedefliyor?

A.E.: Sosyal medyada hedefimiz yalnızca Çekirdek projeyi tanıtmak değil, takipçilere ve girişimcilerimize sayfamızda paylaştığımız bilgiler ışığında eğitim vermek; girişimcilik, inovasyon, ar-ge, teknoloji vb. konularda bilgilerini tazelemek ve yeni ufuklar açabilmek. Sosyal medya stratejimiz her zaman şeffaflıktan yana olmaktan geçiyor. Teknoloji, inovasyon, girişimcilik atölyesi olarak da tanımladığımız Çekirdek projemizin mutfağında neler olup bittiğini paylaşmak bizler için önemli.

Bu vesileyle duyuralım; önümüzdeki günlerde Facebook sayfamızı beğenen 4000. kişiye bir hediye vereceğiz ve bunu her 1000. kişide tekrarlamayı planlıyoruz.

Ayrıca Çekirdek YARIŞMA kapsamında; Elginkan Vakfı Teknoloji Ödülü olarak belirlenen 100.000 TL, 2.’lik ödülü olan 50.000 TL, 3.’lük ödülü olan 25.000 TL, Akademi Özel Ödülü olan 10.000 TL, ARI Teknokent’te 1 yıl ücretsiz ofis imkânı ve daha birçok sürpriz başarılı girişimcileri bekliyor… Bu ödüller de alındığı zaman olabildiğince şeffaf bir şekilde yine sosyal mecraları kullanarak duyuru ve paylaşımda bulunacağız.

T.K.: Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları projeyi Sosyal Medya üzerinden takip ediyor mu? Yurtiçi ve dışından size ulaşan destek talepleri hangi düzeyde?

A.E.: ARI Çekirdek projemiz global bir proje, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları dünyanın her yerinden bizi takip ediyor. Avrupa’dan ve Amerika’dan da başvurular var. Önemli amaçlarımızdan biri de tersine beyin göçünü sağlamak.

Bu vesileyle başvuru ile ilgili biraz bilgi vermek gerekirse; projemiz kapsamında 500 online başvuru, 115 ıslak imzalı başvuru aldık. Jüri üyelerimizin ön puanlamaları ile 36 proje, puan barajını geçti ve Jürilerimize yüz yüze sunum yapma hakkına sahip oldu. Söz konusu Jüri Sunum gününü takiben yine Jürilerimizin kararı ile 17 proje ARI Çekirdek ekosisteminde desteklenmeye hak kazandı. 17 proje sahibi 44 girişimci şu anda eğitim ve danışmanlık hizmetleri alıyor; prototiplerini geliştiriyor… Temmuz’da gerçekleşecek final etkinliğinde jürilere ve yatırımcılara projelerini sunmaya hazırlanıyor. Ve elbette kamuya da açık olacak bu etkinliği yine sosyal medyadan duyurmayı planlıyoruz.

T.K.: Toplumsal sosyal sorumluluk projesi olarak hayat bulan “ARI Çekirdek”e katılım döneminin sona erdiğini ve Mart – Nisan – Mayıs ayları içerisinde sürecek olan kamp döneminin başladığını biliyoruz. Bu dönem sonunda ortaya çıkacak proje ve girişimcilerin Sosyal Medya kanalları üzerinden tanıtılması düşünülüyor mu? Neler planlıyorsunuz?

A.E.: Mayıs sonuna doğru genç girişimci ekiplerimize kimi zaman başarılı birer mühendis kimi zamansa yetenekli birer iş adamı olmayı öğreten eğitim programımızın (Kamp Dönemi) da sonuna gelmiş olacağız. Nisan ayının ortasına geldiğimiz şu günlerde 17 girişimci ekibimizin facebook’taki tanıtımını tek tek yapmaya başlıyoruz. Tanıttığımız 44 girişimci, aynı zamanda ARI Çekirdek’ in de ilk başarı hikayelerini temsil ediyor. Amacımız hem bu başarılı girişimcileri iş hayatına tanıtmak hem de bir sonraki Çekirdeğin girişimci adaylarına motivasyon sağlamak.

Yani evet, girişimcilerimizi hem Kamp süreci içerisindeyken, hem de sonrasında şirketleştikleri dönemde bile desteklemeyi ve sosyal medya aracılığıyla kamuya tanıtmayı arzu ediyoruz.

T.K.: ARI Teknokent Genel Müdürü Nazire Peker Hanım daha önce İTÜ ARI Teknokent’in zaten doğal bir ekosistem olduğunu ve girişimcilere tüm networking olanaklarını da açacaklarını ifade etmişti. “Sosyal Medya ve Sivil Toplum” bloğu ve “Sosyal Medya Nedir?” ailesi olarak biz bunun Sosyal Medya alanında ciddi bir öncülük ile başarılabileceğine inanıyoruz.

Sosyal Medya kanallarınıza girişimci ve yatırımcıların daha fazla ilgi göstermesi için ileriye dönük ne gibi hamleler planlıyorsunuz?

A.E.: Tabi ki ARI Çekirdek projesinin büyümesi, bilinirliğinin artması ve güçlenmesi için sosyal medyadan azami miktarda faydalanmayı amaçlıyoruz. Ancak inanıyoruz ki bu ilk projemizde yer alan 17 girişimcimizin ulaştığı başarılar, ARI Çekirdek’i de gerek sosyal medyada gerekse tüm diğer mecralarda doğal bir tanınma ve büyüme sürecine ulaştıracak. Onlar kazandıkça, başardıkça; ARI Çekirdek de kazanacak…

Diğer taraftan girişimci ekiplerimizde sosyal medya dehaları mevcut. Onların da yaratıcı fikirleri ve destekleri ile sosyal medyada gerek sivil toplum gerekse yatırımcılar için özel projeler geliştirme yolundayız. Bu projeler, zaman içerisinde yavaş yavaş hayata geçecekler. Tanıtım filmi, video, viral gibi çalışmalarımız sürüyor; sosyal medyada biraz da ARI Çekirdek’in ve girişimcilerinin hikâyelerini anlatarak ilgiyi toplamayı planlıyoruz.

Yatırımcılar ile girişimcilerin buluştuğu “ARI Çekirdek” projesinin bu alanda öncü bir Sosyal Medya Markası haline gelmesi çok önemli.

T.K.: İTÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin, İTÜ ve ARI Teknokent’in bu projede ilk yıl yatırım maliyetinin 2 milyon liraya ulaştığını ve bu maliyetin üniversite mezunlarının girişimciliği bir kariyer olarak seçebilmeleri ve dolayısıyla ulusal kalkınmaya katkıda bulunabilmeleri adına mutlaka yapılması gereken bir yatırım olduğunu belirtmişti. Biz bundan “ARI Çekirdek” yatırımının ileride daha büyük başarıları hedeflediğini çıkardık.

Sizce bu ilk dönem aslında projenin devamlılığı açısından ileride ihtiyaç duyacağı halka ilişkiler, yayıncılık ve diğer tanıtım faaliyetlerine destek verecek girişimcileri ve destekçileri ortaya çıkaracak mı?

A.E.: Elimize ulaşan yüksek adetteki başvuruların arasından, başarı oranı çok yüksek olabilecek girişimcileri seçmeyi başardığımızı düşünüyoruz. Her bir seçilen proje bizi heyecanlandırıyor ve başarıya ulaşması da bizi gururlandıracak. Girişimci ekiplerimiz sadece birinci, ikinci ve üçüncüsüyle değil 17si beraber ARI Çekirdek projesinin başarısını temsil edecekler. Ve başarıları yeni girişimcilerin ve yatırımcıların destek ve katılımlarını tetikleyecek.

İTÜ ve ARI Teknokent’in hayata geçirmek için ilk adımı attığı ARI Çekirdek projesi zaten şu anda, Elginkan Vakfı, İstanbul Kalkınma Ajansı, TTGV, TÜBİSAD gibi, birbirinden değerli ve gönüllü paydaşlar tarafından destekleniyor. Her geçen gün İTÜ ve ARI Teknokent olarak tam bir sosyal sorumluluk olarak hayata geçirdiğimiz ARI Çekirdek’e destek olmak isteyen yeni kurum ve kuruluşlar kendi arzuları ile bu ekosistemin destekçisi haline geliyorlar..

Dolayısıyla biz özünde doğru bir mekanizma kurduğumuzu ve maliyeti ne olursa olsun anlamlı bir adım attığımızı biliyoruz. Geriye ekosistemin kendi başarısını kanıtlaması için belli bir zamanın geçmesini ve elimizden gelen her şeyi yapmak kalıyor… Her geçen yıl katılacak girişimciler de destekçiler de doğal olarak artacaktır.

Değerli cevaplarınız için çok teşekkür ederiz.

Okuyucularımıza faydalı olması açısından bazı notları paylaşmak istedik.

ARI ÇEKİRDEK İLETİŞİM BİLGİLERİ:

Ayrıntılı bilgi için: www.aricekirdek.com.tr
Telefon: 0212 290 38 40
Mail: info@aricekirdek.com.tr
Facebook: www.facebook.com/aricekirdek
Twitter: www.twitter.com/aricekirdek


ve Allah Musa’ya Sordu: Elindeki Nedir?

25 Mart 2012
Konuk Yazar: Mustafa Ijaz
Allah Musa peygamberle Tur dağında konuştu;
“Sağ elindeki nedir ey Musa?”
Dedi ki: “O, benim asamdır; ona dayanmakta, onunla davarlarım için ağaçlardan yaprak düşürmekteyim, onda benim için daha başka yararlar da var.” (Taha Suresi, 17-18)
Bu konuşma yorumlanırken bir bakış açısı da şudur: Musa peygamberin elindeki değnek -asa onun bir çoban olduğunu belirtir. yani bir statü sembolü. Allah elindeki asaya dikkat çekerek onun dünyadaki rolüne (çobanlığına – insanlara rehberliğine) ve rızkının nereden olacağına(gücüne) işaret etmiştir, şeklinde yorumlayanlar var bu konuşmayı.
**
bir analoji yapıp, benzer bir diyalogu sizinle kursak ey okuyucu:
Elinizdeki nedir? 
-bilgisayar
-smartphone
-internet
-sosyal medya
elinizdekilerle ne yapıyorsunuz?

Sosyal Medya’da Kamp Ateşi

16 Ocak 2012

Konuk Yazar: Mustafa Ijaz

Dr. Michio Kaku, ABD’li bir kuramsal fizikçi ve fütürist. Sicim teorisinin fikir babalarından. Michio’nun arabianbusiness.com‘a verdiği bir röportajda Sosyal Medyaya dair yorumunu paylaşmak istiyorum:

“Sosyal medya dünyayı değiştirdi. Bir profesör olarak bir sınıfta 30 öğrenciye konuşuyorum. Anlattıklarım neden sadece sesimi duyanlarla sınırlı kalsın? Neden bu bilgi dünyanın dört bir yanındaki insanlara, üniversitede fizik dersi almayanlara, hatta üniversiteye gitmeyenlere bile ulaşmasın? Tam da bu nedenle sosyal medyanın etkisi büyük, bizi birbirimize bağlıyor ve bir araya getiriyor. Değişmekte olan bir evrende, dinamik bir toplumda yaşıyoruz. Ve gözümüzün önünde olan değişimlerin herkesin farkında olmasını istiyoruz.

Sosyal medyanın özünü anlamak istiyor ve gelecekte iletişimin neye benzeyeceğini merak ediyorsanız, etrafımızı saracak muhteşem cihazları unutun. Kamp ateşini düşünün. Çünkü insanın varoluşunun yüzde 99.9’unda beyin kamp ateşine göre düzenlenmiştir. Hollywood filmleri neden bu kadar harika? Çünkü hikaye anlatıyorlar. Eğer bir film hikaye anlatmıyorsa ilginizi çekmez. Bizim kamp ateşinin önünde yaptığımız da buydu; hikayeler anlattık, vakit öldürdük ve şakalaştık. Bunu bir milyarla çarparsanız geleceğin dünyasını elde edersiniz. Tek fark, kamp ateşinin etrafındakilerin etkileşebildiğiniz film yıldızları, e-posta yollayabildiğiniz siyasetçiler olması.”